Bakanlık kaybedeceğini bildiği halde neden dava açmakta ısrar ediyor?

Olumsuz herşeyde göçmenlerin sorumlu tutulduğu bir ülkede yetkililer, göçmenlere karşı bir şeyler yaptıklarını halka gösterebilmek için, kaybedeceklerini bile bile, göçmenler aleyhine hukuksuz da olsa kararlar alıyorlar ve bu kararları mahkemelere taşımakta tereddüt etmiyorlar. Mahkemeden geri dönen kanunlar ve yönetmeliklerde, yargıyı suçlamaktan da geri durmuyorlar. “Göçmenlere engel olmak için ne gerekiyorsa yapıyoruz, ancak yargı bize engel oluyor” diyerek, kamuoyunda hem yargı hem de göçmenler aleyhine algı yaratıyorlar. Aynı yetkililer, beceriksizliklerini her zaman göçmenlere mal etmekteler. Örneğin, puanlama Devamı…

Eş ve aile vizelerinde minimum gelir kuralında karar için son günler

Eşini (ve çocuklarını) Türkiye’den getirmek isteyenlerden, son zamanlarda sıklıkla sorular almaktayım. Hatırlayacağınız üzere, 2012’de, evlilik vizesi kuralları değiştirilmiş ve eşini İngiltere’ye getirmek isteyenlerin en az 18,600 sterlin yıllık kazanç sağlaması zorunlu hale getirilmişti. Daha sonra bu kural, istinat mahkemesi tarafından insan haklarına aykırı bulunmuş ve İçişleri Bakanlığı, yeni bir düzenlemeye kadar, evlilik vizelerinde finansal şartlara uymayanların incelemelerini dondurma kararı almıştı. Bir yılı aşkın zamandır, hukukçularla Home Office arasındaki hukuk savaşı kesintisiz devam ediyor. En son, Devamı…

Göçmenlik Bakanı’nın skandal istifası

İngiltere Göçmenlik Bakanı (Immigration Minister) Mark Harper’ın geçtiğimiz günlerdeki istifası, politika günlüğünde sıradan bir gelişme olması gerekirken, İngiliz basınında mizah malzemesi oldu. İngilere vize sistemi ve göçmenlik işlerinden sorumlu bir bakan olan Harper’in, kendi evinde kaçak bir göçmeni temizlikçi olarak çalıştırdığı ortaya çıkınca, bizzat bakanın kendisi İngiliz basınına malzeme oldu. Mark Harper, İngiliz vize sisteminde radikal değişikliklere imza atmıştı. Bunlardan en önemlisi, İngiliz işverenlerin yanlarında çalıştırdıkları kişilerin yasal olarak İngiltere’de kaldıklarını kontrol etmesinden sorumlu tutan Devamı…

Duruşmasız red davaları can yakıyor

Bugün, Ankara Anlaşmasında red alan bir müvekkilimizin geçtiğimiz hafta sonuçlanan itiraz davasından bahsetmek istiyorum çünkü bloğumuzu takip edenlerin ezici bir çoğunluğunu ilgilendiren bir konu bu. Yukarıda bahsettiğim müvekkilimizin itirazını değerlendiren mahkeme yargıcı, vize memurunun kararını uygun bulup, müvekkilimizin itirazını red etti. Mahkemenin bu kararı, bizim için sürpriz olmadı. Müvekkilimizin durumuna ve mahkemenin şaşırtıcı yorumlarına değinmeden önce, İngiltere’deki AIT – Asylum and Immigration Tribunal (İltica ve Göçmenlik Mahkemesi)’nin işleyişini açıklamakta yarar var. Vize başvurusu Bakanlık tarafından red Devamı…

Bakanlık, (kasıtlı) yanlış kararlarla şansını deniyor

Eskilerden sevdiğim bir fıkra ile yazıma başlamak istiyorum. Mesaiyi bitirmeden cebine bir kaç kuruş kalması için, pusuda bekleyen Trafik Polisi gözüne kestirdiği son model bir Ferrari’yi durdurur. – “İyi Günler beyefendi, ehliyet ruhsat lütfen”, der. – Adam: “Buyrun” der ve uzatır. – Trafik polisi bakar: “Yangın söndürücünüz var mı?” – Adam: “Var” der, gösterir. – Trafik polisi farların çalışıp çalışmadığını, sinyalleri ve lastikleri kontrol eder. Herşey yerindedir. Sonra aklına gelir ve “İlkyardım çantanız var mı?” diye Devamı…

İstanbul Vize Merkezi, başta yolacak saç bırakmadı – 2

İstanbul vize merkezinin bizzat benim bildiğim onlarca keyfi kararı var, ancak çok sayıda karar içinde çok ilginç 2 karar var ki, evlere şenlik. 2013’un son blog yazısında bu kararlardan birini işlemiş ve mahkeme kararına rağmen elçiliğin vize vermemekte direndiğini dile getirmiştim. Bugün, saç baş yolduran bir başka kararı daha işlemek istiyorum. Ankara Anlaşması ile İngiltere’de kuyumculuk yapmakta olan bir müvekkilim, geçen Mayıs ayında bana gelerek, eşini ve 2 çocuğunu getirmek için denemediği yol kalmadığını ve son Devamı…

İstanbul Vize Merkezi, başta yolacak saç bırakmadı – 1

Geçtiğimiz aylarda, İstanbul’daki vize başvuru merkezinde yaşanılan sorunları dile getirmiş, keyfi redlerden örnekler vererek, saç baş yolduran kararları eleştirmiştim. Aradan geçen aylarda değişen bir şey olmadığı gibi, saç baş yolduran kararlar devam etti. Eleştiriyi sonuna kadar hak eden  İstanbuldaki vize biriminin verdiği kararlardan birine bugün değineceğim. 7 Nisan 2013’teki blog yazımda, bir mahkeme kararına değinmiş, İstanbul’daki vize memurunun verdiği dayanaksız ve keyfi red kararının, mahkeme hakimi tarafından geri çevrildiğini ve hakimin vizeyi 0nayladığını bahsetmiştim. Detay Devamı…

Örnek bir mahkeme kararı

Blog yazılarıma yılbaşı öncesi iş yoğunluğundan dolayı ara verdiğim dönemde hayat, tüm hızıyla, acı-tatlı sürprizleri ile devam etti. Hem Home Office’den hem de mahkemeden sizlerle paylaşmak istediğim çok ilginç ve önemli kararlar var. Tüm bunları sizler ile ilerde ki haftalarda paylaşmaya çalışacağım. Sanırım Noel ve yeni yıl tatilleri yeni blog yazılarını sizinle paylaşabilmem için iyi bir fırsat olacak. Bugün mahkeme kararlarını incelerken, aylar öncesinde sizlerle paylaştığım bir blog yazımı destekleyen bir yüksek mahkeme kararına rastladım. Devamı…

Temyizli vize mi yoksa temyizsiz vize mi?

Aracı kullanmadan kendi başına Ankara Antlaşması üzerinden süresiz oturum iznine başvurup red alan bir müvekkilimiz adına, geçen ay Home Office’e karşı dava açtım. Dava sonrası olanlara geçmeden önce, kısaca müvekkilimizin durumunu açıklamak istiyorum. Müvekkilimizden izin almadan isim veremiyorum ancak kendisi Güney İngiltere’de kendisine ait bir kafeyi 4 yıldır işletiyor. Biliyorsunuz Ankara Antlaşmasında şahıslar 4. yılını doldurduğu zaman süresiz oturum iznine başvurma hakkına sahip. Müvekkilimiz de bu kural gereğince, başvuru evraklarını eksiksiz olarak Home Office’e gönderiyor. Devamı…

Akıllara durgunluk veren vize sisteminde 6.yıl

2006 yılında İçişleri Bakanlığı hukukçulara düzenlediği bir resepsiyona katılmıştım. Resepsiyonda, Başbakan Tony Blair, İngiltere vize sistemiyle ilgili yaşanan kargaşadan yakınarak, yeni bir vize sistemine geçeceklerini açıkladı. Buna göre, tüm İngiltere vizelerinde ‘puanlama tabanlı’ vize sistemi uygulanacaktı. Şaşırmıştım. Zira bu vize sorunlarına bir çözüm değil, daha büyük problemlere kapı aralamaktı. Yaşadığım şaşkınlıkla birlikte sorunların daha da içinden çıkılmaz hale geleceği endişesine kapıldım. O gün hislerimde yanılmamışım. Dev bir bütçe ile çalışan, İçişleri Bakanlığı hukuk uzmanlarının akıllara Devamı…