İngiltere içinden yapılan vize ve vatandaşlık başvurularında yeni bir dönem başlıyor

İngiltere İçişleri Bakanlığı, 5 Kasım 2018’den itibaren tüm vize ve vatandaşlık başvurularının, digital ortamda yapılmaya başlanacağını ve İngiltere dışındakine benzer vize başvuru merkezlerinin oluşturulacağını duyurdu.

Internet Teknolojisinin kullanılacağı yeni sistemde, tüm başvurular online yapılacak ve başvucular biyometrik kayıtlarını gerçekleştirecekleri 7 değişik vize başvuru merkezine giderek evraklarını teslim edecekler

Yeni sistemde bir çok vize başvuru türünde pasaportların asılları ve değerli evraklar vize başvuru merkezinde kopyaları alındıktan sonra başvurana iade edilecek. Bu şekilde, değerli evrakların kaybolması önlenirken, başvuranın seyahat özgürlüğü kısıtlanmamış olacak.

Vize başvuru merkezleri (Service and Support Centres – SSCs), kurye görevi üstlenen ‘Sopra Steria’ fırmasınca işletilecek. Bu merkezlerin 5 Kasım’dan itibaren kademeli olarak faaliyete geçip, Aralık ortasına kadar 6 değişik şehirdeki 7 merkeze yayılması ve Ocak 2019’dan itibaren tam kapasite çalışmaya geçmesi hedefleniyor.

Bakanlık, Ocak 2019’a kadar vize başvurularının bu merkezlerin yanısıra şu anki normal haliyle de yapılabileceğini ancak Ocak 2019’dan itibaren başvuruların bu merkezlerden ücretsiz randevu alınarak yapılmasının zorunlu olacağının altını çizdi.

Brexit sonrası Birleşik Krallık vize sistemi ve Ankara Anlaşması’nın geleceği

Son anda sürpriz bir gelişme olmadığı taktirde 29 Mart 2019 Saat 23:00’de Avrupa Birliği’ne veda edecek olan İngiltere hızla AB sonrasına hazırlanıyor.

Hükümet, sadece 6 ayın kaldığı Brexit sonrasına hazırlık çalışmalarına hız verdi. Başta Ticaret ve İçişleri olmak üzere tüm bakanlıklar, Brexit sonrası olabilecek her bir senaryoyu içerecek şekilde hazırlıklarını sürdürüyorlar.

Brexit ile ilgili yapılan hazırlıklara bakıldığında İngiltere’de çok şeyin değişeceğini söylemek mümkün:

Sınır kapılarında gümrük ve vize kontrolleri AB ülkelerini de içerecek

Tahminler, tam gümrük kontrolü yapılması durumunda Dover’daki kontrol noktasında 30 km’yi aşan kuyrukların oluşacağına işaret ediyor. Hükümet, bu uzun kuyruklar yüzünden imajını zedelememek ve kamuoyunun tepkisini azaltmak için sadece beyana dayalı hızlı geçiş yöntemini deneyecek.

İngiltere’den Schengen bölgesine ve diğer AB ülkelerine seyahat edenler, elektronik vize almak ve bunun için de kişi başına 6 Euro ödemek zorunda kalacaklar. Aynı şekilde AB ülkelerinden İngiltere’ye seyahat edenler, yeni bir düzenleme yapılmadığı taktirde, 6 aylık ziyaretçi vizesine 89 sterlin ödeyecekler.

VAT (KDV) uygulaması başlayacak

İngiltere’den AB’ye ihraç edilen ürün ve hizmetlerde KDV sıfıra düşerken, İngiltere’ye ithal edilen ürün ve hizmetlerde gümrük vergisinin yanısıra KDV de ödenecek. Bir bakıma, AB’ye dayalı ürün ve hizmetler İngiltere’de pahalanırken, AB’ye ihraç edilen ürünlerden yılda 10 milyar sterlini aşan KDV kaybı oluşacak.

TIER 1 Entrepreneur vizelerine start up kolaylığı geliyor

İngiltere’de iş kurmak isteyen yabancılar, ilgili kurumlardan ‘olur’ almaları karşılığında 200,000 sterlin sermaye koşulundan muafiyet kazanacaklar. Ayrıca bazı ülke vatandaşlarına TIER 1 Entrepreneur vizelerinde ayrıcalıklar getirilecek. İngiltere bu konuda ticaret hacmini attırmayı düşündüğü ülke vatandaşlarına öncelik verecek.

TIER 3 vize kategorisi aktif hale getirilecek

Brexit sonrası AB’den kalifiye iş gücü akışı duracağı için, ülkenin ihtiyaç duyduğu işgücü, TIER 3 vizesi aktif hale getirilerek karşılanacak. Ancak hükümet, AB ülkeleri yerine bu işgücünü İngilizce konuşan  ve İngiltere ile tarihi bağları olan Avustralya, Kanada, Yeni Zelanda ve hatta ABD’den karşılamayı planlıyor.

Öğrenildiğine göre hükümet, TIER 3 kategorisi konusunda işdünyasından gelecek İşgücü talebindeki gelişmelere göre kesin kararını 2019 sonuna doğru açıklayacak.

TIER 5 vize kategorisinin kapsamı genişletilecek

Daha çok gençlere ve öğrencilere açık olan TIER 5 vize kategorisine yeni ülkeler eklenerek, ülkede ihtiyaç duyulan genç işçi ve çalışanların belirli ülkelerden gelmelerine izin verilecek. Au Pair’lik bu kategori altında yeniden vize literatürüne girecek.

Bilindiği üzere TIER 5 kategorisinden sadece belli ülkeler yararlanabiliyor, bu ülkelerin arasına muhtemelen Türkiye’de eklenecek. Ancak vizelerin süresi şimdi olduğu gibi 1 veya 2 yıl ile sınırlı olacak. Bu süre sonunda geçici işçi ve çalışanların ülkelerine geri dönmesi gerekecek.

Hükümet TIER 5 vize kategorisinin genişletilmesi konusunda çalışmalarına devam ediyor. Mart ayı ortasına kadar detaylar açıklanacak.

Ankara Anlaşması sona eriyor

İngiltere açısından Ankara Anlaşması, ülkenin AB’de ayrılması ile 29 Mart 2019’da sona eriyor. Ancak İngiltere’de Ankara Anlaşması ile bulunanlara ne olacağı henüz kesinlik kazanmış değil.

Bakanlıktan sızan bilgilere göre (son anda hükümet farklı bir karar almadığı taktirde), İngiltere İçişleri Bakanlığı bünyesinde faaliyette bulunan Shefield’daki ECAA ekibi faaliyetleri 29 Mart 2019’da son buluyor. Mevcut ECAA ekibi diğer vize kategorilerine dağıtılırken, İngiltere’de Ankara Anlaşması ile bulunanlara ne olacağı henüz belirlenmedi.

Ankara Anlaşması vizesi ile İngiltere’de bulunanlardan henüz kalıcı oturum almamış olanların durumları ‘kazanılmış hak’ kapsamına girmiyor. Ancak güçlü bir ihtimalle, hükümet politik bir karar alarak, geçiş dönemi (Transition Period) uygulamasına gidecek. Buna göre ECAA Appendix’de yer alan yeni yönetmelik kuralları, en az 5 yıl süreyle daha geçerli olurken, Ankara Anlaşmasına yeni başvurular kabul edilmeyecek.

Bir başka ifade ile, İngiltere’de Ankara Anlaşması ile bulunanların vize uzatım başvuruları 1971 göçmenlik yasasındaki kurallara göre değerlendirilecek ancak iki ek koşulla: Ülkede herhangi bir 12 aylık bir süreç için en az 186 gün yaşıyor olmak ve her vize uzatımında başvuru ücreti ödemek gerekecek.

İyimser senaryolara göre, 5 yıllık ‘Transition Period’ 2024’de sona erecek ve bu süreçten sonra Ankara Anlaşması’nda olanlardan henüz kalıcı oturum almamış olanlar varsa TIER 2 Entrepreneur vize kategorisine geçişi gerekecek.

Ankara Anlaşması ekibinin Mart 2019 sonunda dağıtılmasından hemen önce Ankara Anlaşmasına ilk kez başvurmuş olup 29 Mart 2019’a kadar başvurusu sonuçlanmayanların durumlarının ne olacağı ise belli değil.

Bu sayılanlar iyimser senaryoya göre olabilecek gelişmeler. Bu konuda hazırlıklar yapılmasına karşın son karar hükümete ait.

AB Vatandaşlarının durumu

Hükümet, 1 Ocak 2021’e kadar İngiltere’de yaşayan AB vatandaşlarının ya kalıcı oturum almalarını ya da durumlarını belgeleyecek sertifika almalarını şart koşuyor. Aynı şekilde, AB’de yaşayan İngiliz vatandaşları durumlarını yaşadıkları ülkede kayıt ettirmeleri koşuluyla haklarını koruyabilecekler.

AB vatandaşlarının, üçüncü dünya vatandaşı olan eş ve bağımlı aile bireylerine, 29 Mart 2019’dan sonra AB mevzuatı yerine, İngiltere Göçmenlik yasaları uygulanacak. Bir başka ifade ile, AB vatandaşlarının aile bireyleri, İngiliz vatandaşlarına da uygulanan gelir ve dil testlerine tabi tutulacaklar.

Bu konuda İngiltere hükümeti ve AB prensip anlaşmasına varmış durumdalar.

Konut fiyatlarında olası düşüşü önlemek için Golden Visa benzeri bir uygulama düşünülmüyor

Bazı AB ülkelerinde uygulanan ve konut alanlara oturum izni olanağı sunan Golden Visa (Altın Vize) uygulaması, gayrimenkul sektöründen gelen yoğun kulislere rağmen düşünülmüyor. Aksine, Brexit sonrası konut fiyatlarındaki düşüşün, halkın alım gücünü arttıracağı tezi öne sürülüyor. Görünen o ki, İngiltere’de büyük yabancı yatırımcılara TIER 1 Yatırımcı Vizesi dışında bir seçenek olmayacak.

 

 

 

Altın Vize Pazarı Kızışıyor: Portekiz Vatandaşlık Sürecini 5 yıla düşürdü

Tüm dünyanın büyük ilgi gösterdiği Avrupa Birliği ülkelerindeki Golden Visa (Altın Vize) programlarında, pazardaki payını yükseltmek isteyen ülkelerden arka arkaya hamle geliyor. Yunanistan’ın altın vize sahiplerinin vatandaşlık başvuru koşullarını iyileştirmesinden sonra, Portekiz’den de bir hamle geldi. Normalde en az 6 yıl olan vatandaşlık için bekleme süresi 1 yıl kısaltılarak 5 yıla düşürüldü.

Portekiz Yabancılar Polisi SEF tarafından yakında yayınlanması beklenen yönetmeliğe göre, Portekizde genelde gayrimenkul sektörüne yatırım yapan yatırımcılar, Golden Visa olarak adlandırılan oturum izni aldıktan 5 yıl sonra, kalıcı oturum yerine doğrudan vatandaşlığa başvurabilecekler. Daha öncesinde, golden visa sahipleri Portekiz’de 5 yılı tamamladıktan sonra kalıcı oturum almak ve kalıcı oturum ile en az 1 yıl beklemek zorundaydılar.

Yunanistan’ın Türk vatandaşlarına Yunan Vatandaşlığını vermemesi nedeniyle, dikkatler Türkiye dışındaki diğer ülke vatandaşlarına yöneliyor. Yunanistan’ın son vatandaşlık yasasına göre, Yunan Vatandaşı olabilmek için 7 yıl boyunda Yunanistan ile kalıcı bağlar kurmuş olmak gerekiyor. Eski kurala göre vatandaş olabilmek için 7 yıl süresince her yıl için en az 10 ay Yunanistan’da yaşamak gerekiyordu.

Yunanistan’ın vatandaşlık koşullarındaki iyileştirmeye rağmen, Türk vatandaşlarına vatandaşlık vermemesi ve diğer ülke vatandaşlarına da en az 7 yıl beklemesini ön görmesi nedeniyle, Portekiz’in vatandaşlık sürecini kısaltan bu son hamlesi, dünyanın en popüler golden visa programı sunan ülkesi olan Portekiz’i kuşkusuz çok daha popüler hale getirecektir.

COATES GLOBAL PORTEKİZ’DE 4-6 EKİM TARİHLERİ ARASINDA TANITIM SEMİNERİ DÜZENLİYOR

Portekiz’in golden visa programlarını tanımak ve Coates Global’ın Lizbon’daki tanıtım etkinliklerine katılmak isterseniz Türkçe bilgi için:
Telefon: (Londra) +44 20 77991606
Whatsapp: +44 791 612 05 44
Email: seminer@coatesglobal.com

 

Portekiz’den Altın Vize alan Türklerin sayısında rekor artış: 5 ayda toplam yüzde 70 arttı  

Lisbon, Portugal skyline at Sao Jorge Castle.

Türk vatandaşlarının son dönemde yurtdışı yatırımları giderek artarken Altın Vize programlarında Portekiz’e ilgi rekor boyutlara ulaştı. Bu sene Portekiz’in Altın Vize programından yararlananların toplam sayısı son 5 ayda tam yüzde 71 arttı. Ocak 2018 sonunda 131 olan sayı Haziran 2018 sonunda 224’e yükseldi. Altın Vize yatırımlarının yüzde 90’ı gayrimenkul alımı ile gerçekleşiyor. Türklerin bu rekor ilgisi Portekiz basının da dikkatini çekti.

Yabancı yatırımcılar ülkede gayrimenkul satın alarak belli bir süreç sonunda kalıcı oturum ve AB vatandaşlığı fırsatına sahip oluyor. Portekiz en popüler Altın Vize programı olarak dikkat çekiyor. Hem Portekiz Parlamentosu’nda yasalaştığından hem de AB Komisyonu denetiminde olduğundan çok rağbet görüyor.

Portekiz Altın Vizesi’nden yararlanan Türk vatandaşlarının sayısına bakıldığında 2018’deki rekor artış hemen kendini gösteriyor. Portekiz Göçmenlik ve Sınır Servisi (SEF) tarafından açıklanan istatistiklere göre Ocak 2018 sonunda Altın Vize alan Türk vatandaşlarının toplam sayısı 131 olarak gerçekleşti. Bu artış ile Türkiye programdan en çok yararlanan ülkeler sıralamasında Lübnan’ı geride bırakarak beşinci sıraya yerleşti.

Altın Vize’den yararlanan Türk vatandaşlarının toplam sayısı:

Ocak 2018: 131
Mart 2018: 188
Mayıs 2018: 213
Haziran 2018: 224

Mart 2018 sonunda ise Altın Vize alan Türk vatandaşlarının sayısı 188’e yükseldi. Bu da iki ay içinde toplam yüzde 43 artış anlamına geliyor. Programdan yararlanan Türk vatandaşlarının sayısı Mayıs 2018 sonunda 213’e; Haziran 2018 sonunda ise 224’e yükseldi. Böylece bu senenin Şubat-Haziran aylarını kapsayan 5 aylık dönemde 93 kişi Altın Vize’den yararlandı. Bu ise toplamda Ocak sonuna göre yüzde 71 artışa denk geliyor. Bu rekor artışla Türkiye ilk kez Rusya’yı geride bırakarak programdan en çok yararlanan ülkeler içinde dördüncü sıraya yükseldi. Portekiz basınında bu olağan dışı artış oldukça dikkat çekti. Türk vatandaşlarından gelen taleplerin patlamasında Türkiye’deki siyasi ve ekonomik ortamın etkisinin olduğu yorumları yapılıyor.

2012’den beri Portekiz Altın Vize için onaylanan ilk beş ülke:

Çin: 3 bin 890
Brezilya: 561
Güney Afrika: 254
Türkiye: 224
Rusya: 222

Programın başlangıcından bu yana onaylanan vize sayısı da 6 bini geçti. Haziran 2018 sonu itibariyle bu rakam 6 bin 339. Toplam yatırım miktarı ise 3.895 milyar Euro olurken bunun 3.529 milyar Eurosu gayrimenkul alımlarıyla gerçekleşti.

Portekiz’de 2017’de gayrimenkul satışları yüzde 25-30 civarında artarken yabancı yatırımcılar 50 binden fazla konut satın aldı. Bu da toplam satışların dörtte birine karşılık geliyor. Gayrimenkul satışlarının artması hemen fiyatlara da yansıdı. Başkent Lizbon’da bir sene öncesine göre konutların metrekare fiyatı yüzde 37 arttı.

PORTEKİZ ALTIN VİZE PROGRAMI TÜRKİYE’DE TANITILIYOR

Coates Global Londra ofisinden uzmanlar Portekiz Altın Vize programı ve diğer AB ülkelerinin göçmenlik programlarını tanıtmak üzere Türkiye’ye geliyor. 13-18 Temmuz tarihleri arasında İstanbul’da, 19 Temmuz’da Ankara’da, 20-21 Temmuz’da İzmir’de ve 22 Temmuz’da Antalya’da düzenlenecek etkinliklere katılmak sadece davetiye edinerek mümkün olacak.

Davetiyeler için: https://www.vizesizdunya.com/turkiye-etkinlikleri

COATES GLOBAL LİZBON’DA EN ETKİLİ FİRMA

Yüksek komisyon kaybının önüne geçebilmek için doğrudan inşaat firmaları ile çalışmayı önermesi ve bir hukuk firması olması nedeniyle gerçek değerinde yatırım olanağı arayanların en çok tercih ettiği kurum olan COATES GLOBAL, İngiltere merkezli çok uluslu bir hukuk firması. Firma son 2 yıldır Portekiz’de aktif olarak faaliyette ve Amerika’dan Çin’e yüzlerce yatırımcıya hizmet sundu.

Portekiz’de gayrimenkul alanların büyük bir çoğunluğu Altın Vize veya Vatandaşlık edinmekten daha çok paralarını daha iyi şartlarda değerlendirmek isteyen kişiler. Bir AB ülkesi olması ve ülkenin giderek gelişen ekonomisi birçok ülkeden yatırımcının dikkatini Portekiz’e çekmeye yetiyor. Zira ülkede henüz daha doymamış olan gayrimenkul sektöründe ciddi karlar elde etmek ve yüksek kira geliri edinmek mümkün.

Portekiz’de her türlü yatırım detayları ve sorularınıza cevapları Vizesiz Dünya sitemimizden bulabilirsiniz. (https://www.vizesizdunya.com/portugal)

 

Yunanistan Altın Vize’nin kapsamını genişletiyor: Sadece gayrimenkul değil yatırım seçeneği de geliyor

Santorini blue dome churches, Greece

Yunanistan’ın uyguladığı Altın Vize (Golden Visa) programına ilgi giderek artarken Yunan hükümeti vizenin kapsamını genişletmeye hazırlanıyor. Yeni kanun tasarısı için çalışmalar başladı. Artık gayrimenkulün yanı sıra ülkede yatırım yapmak isteyenlerin de bu uygulamadan yararlanması bekleniyor.

Altın Vize’nin kapsamının genişleyeceği açıklaması bizzat Yunanistan Ekonomi ve Kalkınma Bakanı Yannis Dragasakis’den geldi. Bakan Dragasakis şu anda sadece gayrimenkul için uygulanan Altın Vize’nin kapsamının diğer yatırım türlerini içerecek şekilde genişletileceğini belirtirken bakanlığın mevzuat çalışmalarına başladığını duyurdu.

Yatırım seçiminin genişletilmesi en az bir yıldır gündemde ve programda önemli reformlar yapılacağı açıklanmıştı. Reformların halka açık borsaların ve hisselerin satın alınması gibi diğer varlık sınıflarını kapsaması planlanıyor.

Geçtiğimiz yılın başında yapılan reform açıklamasına rağmen henüz bu yolda bir ilerleme sağlanmadı. Ancak yeni Yunan bakanının bu konuda kararlı olduğunu ve yakın zamanda gerekli adımları atacağı belirtiliyor. Yunan basınında çıkan haberlere göre Bakanlık, Dragasakis’in “yatırımcılara Altın Vize verilmesi şartlarını genişletmeye ve ilgili mevzuatı hazırlamaya hazır” olduğunu bildirdi.

Bakan Dragasakis ticaret odaları ve diğer iş kurumları tarafından Bakanlık’ın dikkatine getirilen bir dizi prosedürün yeni yasa tasarısı ile hafifletileceğini söyledi. Bakanlık yetkilileri reform programının sadece “birkaç hafta uzakta” olduğunu belirterek yakın bir döneme işaret etti.

2014’ün sonlarında hayata geçen Yunanistan Altın Vizesi kısa zamanda türünde Avrupa’daki en popüler üçüncü uygulama haline geldi. Yunanistan’ı bu alanda sadece Portekiz ve İspanya geride bıraktı.

İLGİ GİDEREK ARTIYOR

Yunanistan Altın Vize’den şu ana kadar yaklaşık 1,5 milyar Euro yatırım alırken 2017’de rekor kırıldı.

Yunanistan Nisan 2013’te “Stratejik ve Özel Yatırımlar için Kalkınma Dostu Bir Ortam Yaratma” yasasını yürürlüğe koydu. Buna göre AB dışındaki ülkelerin vatandaşlarına, 250 bin Euro ya da daha yüksek fiyatlı konut ya da ticari mülk satın almaları durumunda oturum izni fırsatı verildi. Yunanistan’ın Altın Vize programı AB topraklarında ikamet izni alma hakkını sağlayan en düşük miktarlı yatırımlardan biri olarak öne çıktı. Uzmanlar Yunan emlak piyasasının Altın Vize sayesinde yeniden hayat bulduğunu belirtiyor.

2170 KİŞİ OTURUM ALDI

2017 sonu itibariyle Altın Vize kapsamında toplam 2 bin 170 kişi oturum aldı. Bu sayı 2016 sonunda 1522 idi. Oturum alan kişi sayısı her yıl giderek artıyor. Yunanistan’ın Altın Vizesine en çok ilgiyi açık ara Çinliler gösterdi. 191 oturum alan Türkler ise üçüncü sırada. Programdan yararlanan ülke dağılım yüzdeleri şöyle:

Çin yüzde 43,5

Rusya yüzde 17,8

Türkiye 8,8

Mısır yüzde 4,7

 

LÜKS KONUTLAR DAHA ÇOK TERCİH EDİLİYOR

Şu ana kadar gerçekleşen toplam yatırım (1,5 milyar Euro) ve onaylanan Altın Vize oturumları dikkate alındığında bir gayrimenkul için ortalama yatırımın 721.000 Euro olduğu anlaşılıyor. Bu da minimum yatırım miktarı olan 250.000 Euro’nun yaklaşık üç katına karşılık geliyor. Uzmanlar yabancı yatırımcıların daha çok büyük veya lüks evleri tercih etmesinden dolayı böyle bir durumun yaşandığını belirtiyor.  Avrupa Komisyonuna göre Yunan ekonomisi geçen yıl reel olarak yüzde 0,3 oranında genişledi. 2017’de yüzde 2,7 ve 2018’de yüzde 3,1 oranında büyümesi bekleniyor.

 

YUNANİSTAN DÜŞÜK FİYATA RAĞMEN PORTEKİZ VE İSPANYA’DAN SONRA 3. SIRADA

Yunanistan’ın uyguladığı Altın Vize’nin dezavantajlarına gelince AB vatandaşlığının çok daha zahmetli olması ve şartların daha katı olması.

Yunanistan Golden Visa programı oturum izni verir.

Vatandaşlık için ise Yunanistan’da en az 7 yıl boyunca yaşıyor olmak gerekir.

Her yıl en az 10 ay fiziki olarak Yunanistan’da ikamet etmelisiniz.

Vize her 5 yılda bir uzatılmalıdır. Uzatım için gayrimenkulü elinizde tutmak zorundasınız.

Uzatım aşamasında 21 yaşını dolduran çocuklar veya kendi bağımsız yaşamlarını kuran aile bireyleri programdan yararlanmaya devam edemez.

Satın alma vergisi ve yıllık gayrimenkul vergisi yüksektir.

 

Toplantı Duyurusu: Ankara Anlaşması’nın geleceği ve Brexit sonrası alternatif modeller

23 Haziran 2016 referandumu sonrası İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden çıkma kararı vermesi nedeniyle, Ankara Anlaşması’nda hızla sona yaklaşılıyor. Peki, İngiltere Avrupa Birliği’nden ayrıldığında Ankara Anlaşması sona erene kadar, İngiltere’ye giriş yapmış olan Türk vatandaşlarının durumu ne olacak? Başvuruları kazanılmış hak olarak değerlendirilecek mi yoksa İngiltere AB’den ayrıldıktan sonra Ankara Anlaşması ile ülkede kalanların vizeleri iptal mi edilecek?

Bu konuda pek çok spekülasyon yapılıyor. Internette bilgi kirliliğinden kaynaklanan farklı yorumlar, sadece Ankara Anlaşması ile İngiltere’de bulunanları değil, aynı zamanda Ankara Anlaşması ile İngiltere’ye gitmeyi planlayanları da endişeye sevk ediyor.

Bir çok hukukçu, İngiltere açısından Ankara Anlaşması’nın sona ermesi durumunda, İngiltere’de Ankara Anlaşması ile bulunanların kazanılmış hak edinemeyeceklerini savunuyor. Ancak bazı genç hukukçular ve OISC danışmanları, kazanılmış hak elde edileceğinden kesin emin görünüyorlar. Hatta bunlardan bazıları, Ankara Anlaşması’nın İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrılması ile hiç bir ilgisinin olmadığını iddia ediyor.

En azından şimdilik İngiltere, Ankara Anlaşması başvurularını halen kabul ediyor. Bu durumda, başvurularını yapmadan önce Türk vatandaşları nelere dikkat etmeli ve ne tür dosyalar hazırlamalı? Aydoğdu davasının Ankara Anlaşmasında kalıcı oturumu kaldırmasına neden olmasının, Ankara Anlaşması vizelerinde etkisi neler? Kalıcı oturum almak Ankara Anlaşması ile mümkün olacak mı?

Kalıcı oturum düzenlemesini yakın bir zamanda açıklayacağını bildiren İngiliz İçişleri Bakanlığı, yeni düzenlemede ne tür koşullar isteyecek?

Bu ve buna benzer çok önemli bir çok sorunun cevapları, 25-31 Mayıs 2018 tarihleri arasında İstanbul, Ankara, İzmir ve Bursa’da düzenlenecek toplantılarda anlatılacak.

Türk vatandaşlarına yönelik 10 yıl giriş yasağı uygulamasını başarıyla kaldıran ve Ankara Anlaşması vizelerindeki haksız redlerde yüksek mahkemede kazandıkları başarılarıyla bilinen İngiliz avukat Garth Coates ve uzman ekibi Türkiye’ye geliyor.

İstanbul, Ankara, İzmir ve Bursa’da bire bir toplantıların yanısıra 26 Mayıs’ta İstanbul Şişli’de seminer düzenlecek.

Ankara Anlaşması’nın alternatifleri de anlatılacak

Türk vatandaşlarının önünde sadece Ankara Anlaşması değil, başka vize seçenekleri de var. Hatta, sadece İngiltere değil, diğer AB ülkelerinde de Ankara Anlaşması’ndan yararlanmak mümkün. Ankara Anlaşması veya alternatif vizelerin yanısıra, Ankara Anlaşmasının uygulandığı diğer AB ülkeleri de bu seminer ve toplantılarda anlatılacak.

Profesyonel bilgi verilmesi nedeniyle bu toplantı ve seminerlere katılım ücretlidir. Seminer katılım ücreti 25 Euro, özel bire bir toplantı katılım ücreti ise 100 Euro’dur. Seminer ve özel toplantı dili Türkçe’dir.

Detaylı bilgi ve davetiye için:

https://www.eventbrite.com/e/avrupa-birligi-altn-vize-ve-cifte-vatandaslk-programlar-ve-ankara-vizesi-tickets-45970589270

 

Toplantı Duyurusu: Yunanistan’da Konut Alanlara Oturum İzni

Garth Coates ve ekibi, Avrupa Birliği Göçmenlik Hukuku üzerine uzman İngiltere’nin tanınmış avukatlarından oluşuyor.

Türk vatandaşları, Avrupa Birliği’nin sert vize kurallarını aşmanın yolunu buldu. 150 bin Euro’dan başlayan maliyetlerle konut alanlara Yunanistan’da tam zamanlı oturum izninin yanısıra Schengen Bölgesinde vizesiz dolaşım hakkı da veriliyor.

İngiltere’nin tanınmış avukatlarından Garth Coates ve uzman ekibi Türkiye’ye geliyor. Uzmanlar arasında Yunanistan’ın tanınmış danışmanlarından Christakis Leonida da yer alıyor. Avrupa Birliği Göçmenlik Hukuku ve Yatırım yaparak çifte vatandaşlık programları üzerine uzman olan ekip, 25-31 Mayıs tarihleri arasında İstanbul, Bursa, İzmir ve Ankara’da bire bir özel toplantılar ve 26 Mayıs’ta İstanbul’da en az 10 katılımcının bulunacağı grup semineri düzenleyecekler.

150 Bin Euro peşinatla Yunanistan’da oturum izni almak mümkün

Yunanistan’da minimum 250 bin Euro değerinde konut satın almak gerekiyor. Ancak bazen satın alınan konutta, kira gelirini rehin göstererek 150 bin Euro’ya kadar düşen peşinatlarla konut almak da mümkün.

Yunanistan’da konut alarak elde edilen oturum izni, konut sahibinin yanısıra eş ve çocuklarına ve ebeveynlerine de oturum hakkı sunuyor. Bu oturum izni, Yunanistan’da tam zamanlı olarak sınırsız yaşama hakkı ve iş kurma hakkı verirken, aynı zamanda Schengen ülkelerine vizesiz seyahat etmeyi de sağlıyor.

Yatırım olanakları, yasal düzenlemeler ve vergi kuralları anlatılacak

Hukukçu ve mali uzmanların bulunacağı toplantılarda uzmanlar, Yunanistan’da konut seçiminde dikkat edilmesi gereken konuları, oturum izni kurallarını ve emlak vergileri hakkında bilgi verilecek.

Garth Coates ve ekibinin özel toplantıları ve seminer programı sınırlı sayıda davetliye açık olacak. Yurtdışı göçmenlik ve vize sisteminde bir karar almadan önce uzmanlarından doğru bilgi edinmek isteyen kişilere yönelik olan bu etkinliklere katılım ücreti seminer programında kişi başına 25 Euro, özel toplantıda ise 100 Euro.

Detaylı bilgi ve davetiye için: https://www.eventbrite.com/e/avrupa-birligi-altn-vize-ve-cifte-vatandaslk-programlar-ve-ankara-vizesi-tickets-45970589270

Türkiye Çağrı Merkezi: 0212 702 27 17

Yunanistan “Altın Vize”yi sevdi; yeni teşvikler gündemde

Yunanistan Golden Visa (Altın Vize) programına başladığı 2013’ten bu yana 1,5 milyar Euro yatırım alırken 2017’de rekor kırıldı. İlgiden oldukça memnun kalan Yunan makamları ülkeye yatırım çekmek için yeni teşvikler düşünüyor. Altın Vize ile ilgili de iyileştirmeler bekleniyor. Ekonomi Bakan Yardımcısı Stergios Pitsiorlas programın kapsamının genişletileceği mesajı verdi.

Pitsiorlas Altın Vize gelirlerinin 1,5 milyar Euro’ya ulaştığını hatırlatarak bakanlığın programla ilgili iyileştirmeleri parlamentoya getireceğini açıkladı. Bakan Yardımcısı Pitsiorlas program kapsamına finans yatırımları için yeni ürünlerin hayata geçirileceğini bildirdi.

Yunanistan Nisan 2013’te “Stratejik ve Özel Yatırımlar için Kalkınma Dostu Bir Ortam Yaratma” yasasını yürürlüğe koydu. Buna göre AB dışındaki ülkelerin vatandaşlarına, 250 bin Euro ya da daha yüksek fiyatlı konut ya da ticari mülk satın almaları durumunda oturum izni fırsatı verildi. Yunanistan’ın Altın Vize programı AB topraklarında ikamet izni alma hakkını sağlayan en düşük miktarlı yatırımlardan biri olarak Portekiz ve İspanya’dan sonra üçüncü sırada yer aldı.

Uzmanlar Yunan emlak piyasasının Altın Vize sayesinde yeniden hayat bulduğunu belirtiyor.

Uzmanlar, Portekiz ile yarışabilmesi için, Yunanistan’ın iyileştirme yapmasını beklediklerini belirtiyorlar. Programda dış talebi daha da artıracak ve yatırım için bir teşvik olacak yeni değişiklikler yapılabilir. Örneğin önümüzdeki aylarda programın devlet tahvili yatırımları için genişlemesi bekleniyor. Yunan bankalarında 1 milyon Euro mevduatı bulunanlar veya Yunan şirketlerinin hisselerini satın alan bütün yabancılara da benzer bir fırsat sunulması gündeme gelecek.

2170 KİŞİ OTURUM ALDI

2017 sonu itibariyle Altın Vize kapsamında toplam 2 bin 170 kişi oturum aldı. Bu sayı 2016 sonunda 1522 idi. Oturum alan kişi sayısı her yıl giderek artıyor. Yunanistan’ın Altın Vizesine en çok ilgiyi açık ara Çinliler gösterdi. 191 oturum alan Türkler ise üçüncü sırada. Programdan yararlanan ülke dağılım yüzdeleri şöyle:

  • Çin yüzde 43,5
  • Rusya yüzde 17,8
  • Türkiye 8,8
  • Mısır yüzde 4,7

LÜKS KONUTLAR DAHA ÇOK TERCİH EDİLİYOR

Şu ana kadar gerçekleşen toplam yatırım (1,5 milyar Euro) ve onaylanan Altın Vize oturumları dikkate alındığında bir gayrimenkul için ortalama yatırımın 721.000 Euro olduğu anlaşılıyor. Bu da minimum yatırım miktarı olan 250.000 Euro’nun yaklaşık üç katına karşılık geliyor. Uzmanlar yabancı yatırımcıların daha çok büyük veya lüks evleri tercih etmesinden dolayı böyle bir durumun yaşandığını belirtiyor.  Avrupa Komisyonuna göre Yunan ekonomisi geçen yıl reel olarak yüzde 0,3 oranında genişledi. 2017’de yüzde 2,7 ve 2018’de yüzde 3,1 oranında büyümesi bekleniyor.

 YUNANİSTAN DÜŞÜK FİYATA RAĞMEN PORTEKİZ VE İSPANYA’DAN SONRA 3. SIRADA

Yunanistan’ın uyguladığı Altın Vize’nin dezavantajlarına gelince AB vatandaşlığının çok daha zahmetli olması ve şartların daha katı olması.Yunanistan Golden Visa programı oturum izni veriyor ancak çalışma hakkı sunmuyor. Türklerin vatandaşlığa alınması neredeyse imkansız. Vatandaşlık için ise en az 7 yıl boyunca ve her yıl için en az 10 ay Yunanistan’da yaşıyor olmak gerekiyor.

Vatandaş olunmadığı sürece, vize her 5 yılda bir uzatılmalıdır. Uzatım için gayrimenkulü elinizde tutmak zorundasınız.

Uzatım aşamasında 21 yaşını dolduran çocuklar veya kendi bağımsız yaşamlarını kuran aile bireyleri programdan yararlanmaya devam edemez. Ayrıca Yunanistan’da satın alma vergisi ve yıllık gayrimenkul vergisi oldukça yüksektir.

Yunanistan bu dezevantajları nedeniyle, yatırımcıları Portekiz’e kaptırmaya devam ediyor.

Ankara Anlaşması: 16 Mart Değişikliği ve Aydoğdu Davası

İngiltere İçişleri Bakanlığı (Home Office) 15 Mart 2018 gece yarısı Ankara Anlaşması vizelerinde kalıcı oturumları kaldırdığını ve bu tarihten sonra yapılan kalıcı oturum başvurularının artık kabul edilmeyeceğini resmen açıkladı. Bu durum, başta Garth Coates Avukatlık Bürosu olmak üzere bazı uzmanların bir yılı aşkın sürekli dile getirdiği beklenen bir gelişme olmasına rağmen Türk toplumu tarafından şaşkınlıkla karşılandı.

Bakanlık neden bu adımı attı?

Hatırlanacağı üzere, 1 Mayıs 2017’de ilk kez bu forum sayfasında Garth Coates Avukatlık Ofisi uzmanları Aydoğdu davasına itiraz edilmediği veya karşı bir dava açılmadığı takdirde Home Office’in (İçişleri Bakanlığı) Ankara Anlaşması’ndaki kalıcı oturumları kaldıracağı uyarısında bulunmuştu. Uzmanlar bir Yüksek Mahkeme kararının uygulanmamasının İngiltere gibi hukukun üstün olduğu bir ülkede hayal bile edilemeyeceğine dikkat çekmişti. Aydoğdu davası sonrasında iki aylık itiraz süresi dolmasına karşın hiç kimse itiraz etmediği gibi, karşı dava açılması için yapılan uyarılar da maalesef ciddiye alınmamıştır.

Aydoğdu kararına karşılık Türkiye Büyükelçiliği’nin yanısıra Garth Coates ve bazı diğer avukatlık firmalarının girişimleri yeterli destek bulamamıştır. Uyarılarda bulunan uzmanlar Türk toplumunu aldatmak ve yalan söylemekle suçlanmışlardır.

Ankara Anlaşması ile İngiltere’de bulunanların büyük bir kısmı, Aydoğdu davasının tehlikesine karşı kendilerini yanlış yönlendiren uzmanların seslerine kulak vermiş, karşı dava açılması için çok değerli bir yıl heba edilmiştir.

Aradan geçen bir yıllık süreçte İngiliz İçişleri Bakanlığı hukukun gereklerini yerine getirmek için harekete geçmiş ve Aydoğdu davasında hükmedildiği üzere Ankara Anlaşması’ndaki kalıcı oturum seçeneğini kaldırmıştır.

Türk toplumundaki tartışmalara bakıldığı zamana konunun tüm boyutlarıyla anlaşılmadığı görülmektedir.

Yüksek Mahkeme kararı 8 Mart 2017’de açıklanmasına rağmen aradan geçen 1 yılı aşkın sürede hiçbir karşı dava açılmaması, Türk toplumuna hizmet veren bazı danışman ve avukatların müvekkillerini doğru yönlendirmediklerini göstermiştir.

Gelinen bu noktada sadece kendi hakkını savunmaktan başka bir şey yapmamış olan Hacer Aydoğdu ve ailesi yeni oluşan durumdan sorumlu tutulmakta ve kendileri son derece haksız çok ağır hakaretlere maruz kalmaktadır.

Hacer Aydoğdu ve ailesi haksız yere suçlanmaktadır

Hacer Aydoğdu davası öncesinde Yüksek Mahkeme’de görülen benzer davaların hepsi, istisnasız şekilde kabul edilmiş ve davayı açanların lehine sonuçlanmıştır. Hacer Aydoğdu ve ailesi, Yüksek Mahkeme’de açtıkları davanın önceki davalara göre farklı sonuçlanmasının nedeni, davayı açan avukat ve mahkemede davayı temsil eden savunmanların yetersiz olmasıdır. Dava tutanaklarına bakıldığında bunu teyit eden ifadeler rahatlıkla görülecektir.

Hacer Aydoğdu ve ailesine karşı yapılan haksız linç kampanyası içinde yer alanların nefret suçu kapsamında değerlendirilmesi söz konusu olabilir. Bunların ilerde yapacakları vize başvuruları, 1971 Göçmenlik Yasası’na göre (HC510 Paragraf 4) otomatik red edilebilir. Sosyal medyada paylaşım yapanların söylemlerine dikkat etmeleri bu anlamda çok önemlidir.

Geçen süreçte pazarlık girişimleri karşılık bulmadı

8 Mart 2017’deki Yüksek Mahkeme kararı sonrası, Garth Coates Avukatlık Ofisi; İçişleri Bakanlığı aleyhine açtığı davalarda, İçişleri Bakanlığı’nı savunan kamu avukatları ile pazarlık dahil her türlü girişimde bulunmuştur. Türkiye’nin Londra Büyükelçiliği de benzer pazarlık girişimlerinde bulunmuş ve Türk hükümeti ciddi çaba göstermiştir. Türkiye Başbakanı Binali Yıldırım’ın Temmuz 2017’deki İngiltere ziyareti sonrası daha önce askıya alınan kalıcı oturum başvuruları, yeni yönetmelik hazırlanana kadar yeniden incelenmeye alınmıştır. Bunun, Başbakan Yıldırım’ın yaptığı görüşmeler neticesinde gerçekleştiği düşünülmektedir.

Başvurular mutlaka yeni başvuru formu ile yapılmalıdır

Bazı danışmanlar, başvuru formu değiştirildikten 21 gün sonrasına kadar eski başvuru formlarının kullanılabileceği düzenlemesinden hareket ederek, müvekkillerine eski başvuru formları ile başvurup kalıcı oturum talep edebilecekleri yönünde telkinlerde bulundukları anlaşılmaktadır. 21 günlük form değişikliği düzenlemesi, her ne kadar doğru ise de Ankara Anlaşması’nda gelinen bu son noktada geçersizdir. Bu telkinlerde bulunanların İçişleri Bakanlığı’nın 16 Mart sabahı yaptığı açıklamayı halen tam olarak anlayamadıklarını göstermektedir.

Bakanlık açıklamasındaki şu ifade çok önemlidir:

No new ECAA ILR applications will be accepted on or after 16 March 2018. Any ECAA settlement applications postmarked prior to 16 March will be processed under the same terms as before.

Açıklama, 16 Mart 2018 ve sonrasında postaya verilen tüm başvuruların kalıcı oturum incelemesi kapsamında değerlendirilmeyeceğini açıkça belirtmektedir. Ayrıca, yeni başvuruların 03/2018 tarihli formlarla yapılması istenmektedir. Eski başvuru formları ile yapılacak başvuruların geçersiz bulunması halinde, başvuran kişinin ‘overstayer’ yani illegal olması söz konusudur, dolayısıyla ileride 10 yıllık süreç üzerinden kalıcı oturum alması ciddi olarak tehlikeye düşebilir.

Medyadaki yanlış haberler

Bazı basın yayın organlarında Ankara Anlaşması’nın son bulduğu şeklinde çıkan haberler asılsızdır. İngiltere, Avrupa Birliği’nden resmen ayrılacağı tarihe kadar Ankara Anlaşması’ndan doğan yükümlülüklerini yerine getirmek zorundadır ve Ankara Anlaşması’nın kalkması en erken Mart 2019’a kadar söz konusu değildir.

Ankara Anlaşması’na ilk başvurularda ve uzatım başvurularında herhangi bir sorun yaşanmamaktadır.

Bu karar Brexit ile ilgili değil

İçişleri Bakanlığı’nın son uygulamasının kesinlikle Brexit ile hiç bir ilgisi yoktur.

Bu Yüksek Mahkeme kararı, Brexit’den dolayı doğacak çok daha ciddi bir tehlikeyi gölgelememeli ve Türk toplumu gelmekte olan Brexit sürecinin tehlikelerine şimdiden hazırlanmalıdır.

Teşhisi doğru koymadan sorunu çözmek mümkün değildir

Yeni uygulama sonrası Ankara Anlaşması vizesi ile iş yapan Türk toplumunda büyük bir endişe yaşandığı görülmektedir. Ancak yapılan yorum, çağrı ve girişimlerin sonuç odaklı ve gerçekçi olmaktan çok uzak olduğunu görülüyor.

Change.Org ve Parlamentoda’da açılan imza kampanyalarında kullanılan dil hatalı ve içerik hukuki temelden yoksundur. Kullanılan ifadeler yanlıştır, hukuki karşılığı yoktur. Kampanyalar işinde uzman kişilerce yazılmalıdır.

Elbette farkındalık yaratmak için yapılan protesto gösterileri sivil toplumun bir gereği olmakla birlikte yasaların ve mahkeme kararlarının siyasetin üstünde olduğunu ve herkesi bağlayacağını hatırlatmak isteriz. Gösteri ve yürüyüşler konunun gündeme gelmesini sağlayacaktır ancak aslolan bağlayıcı mahkeme kararıdır. Bundan dolayı yapılacak girişimlerde öncelik kesinlikle hukuk zemininde olmalıdır.

Hukuki süreç kolektif olmalıdır

Ankara Anlaşması’ndan yararlananların ayrı ayrı dava açmaları süreci uzatacağı gibi maliyeti de astronomik boyutlara taşıyacaktır.

Doğru olan HSMP davasında olduğu gibi, kurumsallaşmak ve bu kurum üzerinden kolektif hareket ederek dava açmaktır. Ancak yeni bir dava açılmadan önce sürecin en az 2 yıl sürebileceği göz önüne alınmalıdır. Brexit tehlikesi altındaki Türk toplumunun bu kadar zamanı olduğunu düşünmüyoruz.

Aydoğdu davasından bugüne kadar geçen çok değerli 1 yılı herhangi bir girişimde bulunmadan heba eden Türk toplumunun Brexit tehlikesinden dolayı artık kaybedecek daha fazla zamanı yoktur.

Buna rağmen dava açılması bir zorunluluktur. Ancak bu hukuki girişimler devam ederken tam 2 yıldır hukuk zemininde mücadelesi devam eden mevcut Çiçekli davası desteklenmelidir. Zira, Çiçekli davasında birçok yol alınmış ve artık sonuçlanma aşamasına gelinmiştir. Bu davanın, yeni açılacak bir davadan daha önce sonuçlanacağı açıktır.

Çiçekli davası dışında açılması zorunluluk olan yeni davanın, sadece Aydoğdu davasının sonucunun iptali değil; aynı zamanda ‘Legitimate Expectation’ (Meşru Beklenti) üzerinden yürümesinin büyük yarar sağlayacağı düşüncesindeyiz.

Yeni yönetmelik beklentisi

İçişleri Bakanlığı’dan gelen bilgiler, Ankara Anlaşması’ndan yararlananların 4 yerine 5 yılda kalıcı oturuma başvurabileceğine işaret etmektedir. Bu sadece bir yıllık gecikme anlamına gelmekte ve Ankara Anlaşması’ndan yararlananların ciddi endişe taşımalarına gerek olmadığı sonucunu doğurmaktadır.

Ancak, Brexit nedeniyle, Ankara Anlaşması’nda bulunanların Mart 2019’dan sonra geçersiz vize türünde oldukları iddiasıyla sadece kalıcı oturum değil, aynı zamanda normal 3 yıllık uzatım başvuruları da tehlikeye düşebilir. Böyle bir tehlikeye karşı, sadece Çiçekli davasının desteklenmesi yeterli değildir, aynı zamanda Legitimate Expectation (Meşru Beklenti) üzerinden yeni dava açılması zorunluluktur. Böyle bir davanın kazanılmasının, Brexit sonrası tehlikelerden Ankara Anlaşması’nda olan Türk toplumunu koruyacağını düşünmekteyiz.

Kazanılmış hak söylemleri gerçek değil

Legitimate Expectation (Meşru Beklenti) ile Retained Rights (Kazanılmış Haklar) yani Ankara Anlaşması’ndan yararlananlarınileride kalıcı oturum alma beklentisi ile bu beklentinin şimdiden kazanılmış hak olması birbirine karıştırılmaktadır. Ankara Anlaşması’na başvuranların ileride kazanılmış hak elde edecekleri iddiası gerçek değildir.

Bununla birlikte ‘legitimate expectation’ yani verilmiş söz ve mevcut duruma göre yapılmış başvurular sonrasında oluşan beklentilerin, mahkemelerde olumlu sonuçlanması mümkündür. (Örneğin: 3 yıllık uzatıma başvuranlara verilen onay yazılarındaki ifadeler veya mağdurların ilk başvuruları esnasında yürürlükte olan yönetmelikteki maddeler, mahkemelerde ‘legitimate expectation’ olarak algılanabilir)

Çiçekli Davası

Aydoğdu davası ile çok büyük ölçüde benzeyen ve 23 Mayıs 2018’de görülecek Çiçekli davası kısa vadede önemli bir fırsattır. Dava birkaç defa Aydoğdu davası nedeniyle ret edilmesine rağmen yapılan itirazlar sonucunda davaya bakan son Yüksek Mahkeme hâkimi, Aydoğdu davasına rağmen Çiçekli davasının ara duruşmasının yapılmasına onay vermiştir. Ara mahkeme sonucunda davanın Yüksek Mahkeme’de görülme ihtimali bulunmaktadır ancak çok güçlü bir hazırlık ve savunma gerekmektedir.

Garth Coates Avukatlık Ofisi’nin durumu

Garth Coates avukatları, Aydoğdu davası veya Ankara Anlaşması ile ilgili hiçbir dava içinde yer almayacaktır. Bu son açıklamamız sadece sosyal sorumluluk olarak değerlendirilmelidir.

Çiçekli davası Aydoğdu davasından önce alındığı için Garth Coates avukatları sadece bu dava üzerinde çalışmaya devam edecektir.

Ankara Anlaşması uzmanlarından Oliver Westmoreland son mahkeme kararını yorumladı

Garth Coates Avukatlık Firması uzmanlarından Oliver Westmoreland, Ankara Anlasmasinda deprem etkisi yaratan mahkeme kararini yorumladi.

Westmoreland’a göre, Ankara Anlaşmasında 4. yıldan sonra kalıcı oturum almak mümkün olmayacak. En iyimser ihtimale göre, Ankara Anlaşmasında en erken 5. yıldan sonra kalıcı oturuma koşullu olarak başvurulabilecek.

Tabii ki Brexit’den sonra buna izin verilirse…

Westmoreland’ın detaylı analizi için: http://www.garthcoates.com/news/229/Ankara-Agreement—Dependants—Indefinite-Leave-to-Remain.html