Vize başvurularında, muhasebeci hataları can yakmaya devam ediyor

Vizesiz Dünya tarafından tarihinde yayınlandı

logoAccaBu blog yazımda, muhasebeci konusuna değinmemin sebebi, geçtiğimiz haftalarda muhasebeci seçiminden kaynaklanan çok sayıda sorunla boğuşmam oldu. Özellikle, finansal bilgilerin çok önemli olduğu vize türlerinde, muhasebeci hataları ciddi sıkıntılar yaratmaya devam ediyor.

Finansal bilgilerin gerektiği vize türlerinden biri, tahmin edeceğiniz üzere Ankara Anlaşması işveren vizeleri. Bu vizelerde redlerin azımsanmayacak kısmı, muhasebeci hatalarından kaynaklanıyor. Tabii, tek başına muhasebecileri suçlamak haksızlık olur. Yani genel anlamda, muhasebeci hatası yerine, muhasebe hatası demek doğru olacak. Çünkü, Türkiye’deki alışlanlıklardan dolayı vergi alerjisi olanlar; muhasebeye önem vermeyenler; muhasebeciyi yeteneğine ve bilgisine göre değil de, ucuzluğuna göre tercih edenler; kalifiye olmayan muhasebecilerle çalışanlar; ve vize sistemi (özellikle Ankara Anlaşması vizesi) üzerine bilgisi olmayan muhasecilerle çalışanlar, vize uzatım başvurularında çok ciddi sorunlar yaşıyorlar.

Öncelikle doğrudan muhasebeci hatalarına değinmek istiyorum. Daha sonra vize uzatım başvurularında bulunanların yaptıkları hatalara geleceğim.

Kendi müvekkillerimize, daha ilk vizelerinin onaylanmasından hemen sonra, muhasebe sisteminin öneminin altını çizerek, profesyonelliğine inandığım muhasebecileri önermekteyim.Ancak bu muhasebeciler yerine, bazı müvekkillerimiz, ısrarla başka muhasebecilerle çalışmaya karar veriyorlar. Bu tercihlerine son derece saygı duyuyorum ancak, bazen öyle seçimler yapıyorlar ki, seçtikleri muhasebeciler yüzünden vizeleri red olabiliyor ve sınır dışı edilmeyle yüz yüze kalabiliyorlar. Örneğin, bir müvekkilimizin çalıştığı muhasebeci, kendisine verilen banka ekstreleri, gelir gider faturalarına bakmadan, tahmini bilanço hazırladığı için, vize uzatım başvurusu red edildi. Sebebi de, gelir faturalarının toplam tutarı ile, bilançoda görülen tutar arasında çok ciddi bir fark olması. Muhasebecisi, yasal sürede yapması gereken işlemleri zamanında yapmadığı için, bir başka müvekkilimiz 3 yıllık vize uzatımı yerine 1 yıllık vize alabildi.

Sadece muhasebecilerin maddi hataları değil, aynı zamanda muhasebecilerin, ilgi göstermemeleri de başlı başına sorun olabiliyor. Örneğin, bir çok müvekkilimizin vize başvurularını muhasebecilerinden zorlukla ve kavga gürültüyle aldığımız belgelerle yapabilmekteyiz ki bu bile tek başına vize başvurularını zora sokmakta. Yıllık sadece 150 sterlin ücretle muhasebe defteri tutan bir muhasebeciden, finansal raporu hazırlarken gerektiği özeni göstermesini beklemem zaten hata olur ancak sırf ucuz olduğu için muhasebeci seçen müvekkillerimizin yaşayabileceği sorunları peşinen kabul etmeleri gerekiyor.

Zamanında vergi beyanı vermeyen muhasebeciler var ancak vergi evraklarını, faturalarını, tuttukları vergi kayıtlarını zamanında muhasebecisine teslim etmeyen müvekkillerimiz de var. Örneğin, geçen ay Ankara Anlaşmasında, süresiz oturum (indefinite) başvurusu yapan müvekkilimizin son 3 yılda hiç bir vergi beyanında bulunmamış olduğunu ve hiç bir sigorta ödemesini, tax return gibi çok önemli ayrıntıları yerine getirmediğini ve daha da felaketi, banka hesaplarını hiç kullanmadığını şaşkınlık içinde şahit oldum.

İnsanı hayretler içinde bırakan müvekkillerimiz saymakla bitmez. Muhasebecinin görevinin, fatura kesmek, gider faturası bulmak, hatta kime fatura kesileceğini tespit etmek sanan müvekkillerimiz var. 3 yıl boyunca hiç bir şey yapmadan bekleyip, daha sonra ‘bütün bunlar muhasebecinin yapması gereken şeyler değil miydi’ diyenler var.

Sigorta kaydını yaptırmadan, fatura kesmeden, sigorta primi yatırmadan ve vergi beyanı vermeden aylarca dolaşıp, son anda muhasebecisinin peşine düşenler de var.

Muhasebecilerin temel görevinin, müşterilerinin mümkün olduğunca az vergi ödemelerini sağlamak olduğunu herkes gibi, vergi memurları da biliyor. Yasal limitler dahilinde vergi avantajlarını sonuna kadar kullanıp, az vergi ödeten muhasebecilerin, sadece maliye açısından doğru yaptıklarını söyleyebilirim ancak bu, home office yani vize işlemleri açısından çok hatalı oluyor. Zira, vize uzatımında az vergi ödemek vizenin red edilmesi için bile tek başına yeterli olabiliyor. Bu nedenle, hem maliyeyi hem de vize uzatım işlemlerini düşünecek muhasebeci bulmak gerekiyor.

Ankara Anlaşmasından bi haber olan muhasebeciler de var. Örneğin, bir müvekkilim, geçtiğimiz yıl benim önerdiğim muhasebeciler yerine, daha iyi olacağını düşünerek, İngiliz bir muhasebeci ile çalışmaya karar vererek hayatının hatasını yaptı. Neden mi? Muhasebeci vize sorunlarını bilmediği için, müvekkilimizi diğer İngiliz müşterileriyle aynı kefeye koyarak, hiç bir zorunlu işlemi yapmıyor. Nasılsa, İngiliz vatandaşları vize ile uğraşmadıkları için, maliyeye kaydını 1 yıl sonra da yaptırabiliyorlar. Muhasebeci, müvekkilimizin de aynı durumda olduğunu kabul edip, işlem yapmadığı için, müvekkilimiz vize uzatımında ecel terleri döküyor.

Ve çok daha önemlisi, seçilen muhasebecilerin, muhasebecilik alanında kayıtlı resmi (regulated) olması çok önemli. Zira, bookkeeper olarak çalışan sözde muhasebeciler var ve bunların verdiği beyanlar mahkemelerde kabul edilmediği gibi, vize memurları sıklıkla bu konuda sorun çıkarabiliyorlar. Geçtiğimiz ay, sırf muhasebecisi regulated olmadığı için, eşini ve çocuklarını Türkiye’den getiremeyen bir müvekkilimiz oldu.


Vizesiz Dünya

Vizesiz Dünya, İngiltere Göçmenlik Kanunu'nda olan değişiklikleri, vizelerde yaşanılan sorunları ve haksızlıkları, mahkeme kararlarını burada bilgisayar ekranlarına taşıyor.

%d blogcu bunu beğendi: