Ankara Anlaşması Son Durum (Nisan 2014)

Vizesiz Dünya tarafından tarihinde yayınlandı

Son günlerde Sheffield’teki Ankara Anlaşmasına bakan vize birimi, diğer vize birimlerinden gelen memur takviyesi sayesinde oldukça hızlı kararlar vermeye başladı. Bu nedenle olsa gerek ki, geçtiğimiz Ocak ayının ilk haftasında Ankara Anlaşmasına başvuranların dosyaları geçtiğimiz hafta itibarıyla incelenmeye başlandı. Bu, ortalama bekleme süresinin 3 – 4 aya düştüğü anlamına geliyor ki, geçtiğimiz aylarda bu süre 6 ayı buluyor hatta geciyordu da.Home offfice Logo

Tek iyi haber, bekleme süresinin kısalması değil! Aynı zamanda, artık başvuru süreçleri sorunsuz atlatılabiliyor. Bunun nedeni,başvurulara bakan yeni takviye memurlarının Ankara Anlaşmasına yabancı olmasından kaynaklanıyor olabilir. Vize alması, 1971 göçmenlik yasasına göre mümkün olmayanlar bile şu sıralarda rahatça vize alabiliyorlar.

Ankara Anlaşması sadece Türk vatandaşları için tanınmış bir hak olduğundan, eski vize memurları bu anlaşmayla vize alınmasınıasgari düzeyde tutma eğilimi ile dosyaları incelemektelerdi. Ancak son zamanlarda, özellikle diğer birimlerden gelen takviye memurlarının dosya inceleme ve karar verme süreçlerinde henüz çok yeni olmaları ve olumsuza odaklanmak yerine tarafsızca değerlendirmeleri sayesinde, süreçler çoğunlukla pozitif sonuçlanmaya başladı.

Her olumlu sonuçlanan vize başvurusu, bir yaşamı olumlu anlamda değiştirdiğinden, elbette ki, yalnız başvuran kişiyi değil hepimizi sevindirmektedir; ancak hemen belirtmeliyim ki, Ankara Anlaşması başvurularının sonuçlarında haksız kararlar verilebildiğine pek çok kez tanık olmuş ve bunu defalarca yazarak daha önce dile getirmiştim. Üzülerek, bu haksızlıkların hala devam ettiğini görmekteyim. Başvuranlar arasında adaletsizlik yapılması önemli bir sorundur.

Başvurusunun olumsuz sonuçlanması beklenen kişiler bile vize alabilirken, hak ettikleri halde vize alamayan başvuru sahiplerini görmezden gelmek mümkün müdür? Her şeyleri dört dörtlük iken, sudan bahanelerle vizesi reddedilenleri, mahkeme kapılarında perişan olanları ve halen yok yere temyiz aşamasında bekleyenleri düşünmeden edemiyorum. Kimi zaman önce ret verilen vizeler, itirazlar sonucu olumlu sonuçlanabilmektedir; ancak bu aşamada da kaybedilen en onemli şey zamandır. Bir insanın hayatından çalınmış olan bu zamanı kim, nasıl telafi edebilir? Standardı olmaksızın, kişilere bağımlı olarak bu kadar tesadüfi verilen kararaların bir insanın yaşamını değiştirmesi nasıl kabul edilebilir? Bu durumda bu kişilerin hatası yanlış zamanda başvurmuş olmak ya da yanlış memura denk gelmiş olmak mıdır? Bu yanlış memurların kimler olduklarını meslektaşlarım ve canı yanmış başvuru sahipleri çok iyi biliyorlar. Bu kişiler ellerindeki dosyaları negatiflik bulmak amacıyla o kadar ince detayına kadar inceliyorlar ki, bir günde ancak 1 veya 2 dosyayı karara bağlayabiliyorlar. Yeni takviye memurlar ise bir günde 10 dosyaya kadar inceleme yapabiliyorlar. Tabii, yeni memurlar dosya içeriğine bakarken, olumsuza odaklı olarak ince detaylar uzerinde zaman kaybetmediğinden hem daha kısa sürede daha fazla dosya inceleyebiliyor hem de kararları olumlu oluyor.

Ankara Anlaşmasında elbetteki standart kurallar bellidir; ancak vize memurlarının kişisel yaklaşım farklılıkları sonuçları degiştirmekte ve standardı etkilemektedir. Umarım, son günlerdeki pozitif gelişmelere neden olan bu takviye memurlarının dosya incelemeleri kalıcı olur ve herkesin yüzü bugünlerdeki gibi gülmeye devam eder. Böylece insanlar hayallerini gerçekleştirmek için firsat eşitliği yakalama şansına sahip olurlar.


Vizesiz Dünya

Vizesiz Dünya, İngiltere Göçmenlik Kanunu'nda olan değişiklikleri, vizelerde yaşanılan sorunları ve haksızlıkları, mahkeme kararlarını burada bilgisayar ekranlarına taşıyor.

%d blogcu bunu beğendi: